Aralık 1, 2021

PoderyGloria

Podery Gloria'da Türkiye'den ve dünyadan siyaset, iş dünyası

Seçimlere kadar Türkiye’de siyaseti ve ekonomiyi nasıl ayakta tutacağız?

Türk lirasının değerinde eşi görülmemiş bir düşüşe yol açan son ekonomik dalgalanmalar, muhalefet partilerinin yeni erken seçim çağrılarına yol açtı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Ede (İyi) Partisi’nin genel başkanları sırasıyla Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener, geçtiğimiz hafta bir araya gelerek ortak bir erken seçim çağrısı yaptı. Sandıklara gitmek için bir neden olarak çarpıcı biçimde büyüyen ekonomik sorunları gösterdiler.

sınıf=”cf”>

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ana siyasi müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanı Devlet Bahçeli, 23 Kasım’da yaptıkları ayrı açıklamalarda erken seçim olasılığını dışladı. İki lider, cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin son tarihi olan Haziran ayında yapılacağını belirtti. 2023.

Erdoğan, önümüzdeki seçimlerin ülke ve dünyadaki koşullar ışığında Türkiye için hayati önem taşıyacağını söylerken, Bahçeli muhalefet partilerini ülkeyi yıkmak isteyen dış güçlere hizmet etmekle eleştirdi.
Muhalefet, meclisi görevden almak ve seçim yapmak için mecliste yeterli çoğunluğa sahip değil.

Sorun, Türkiye’nin şimdiden bir seçim ortamına girmiş olması. Sandık başına 19 ay olmasına rağmen, tüm siyasi liderler seçimlerden bahsediyor ve gelecekteki seçim kampanyaları için çok çalışmaya devam ediyor.
Erdoğan, milletvekillerine ve diğer yetkililere kollarını sıvama ve seçim bölgelerindeki insanlarla toplu mitingler başlatma talimatı verdi. Bahçeli de yetkililerine benzer talimatlar verdi.

Bu arada Akşener, hafta sonu Ege’nin Denizli ilinde miting düzenleyen ilk liderlerden biri oldu. Ayrıca Anadolu’nun farklı illerinde esnaf ve diğer küçük ve orta ölçekli işletme sahipleri ile sık sık görüşmelerine devam etmektedir. Kılıçdaroğlu da aktif ve agresif bir söylemle ona karşı çıkmaya hazırlanıyor gibi görünüyor.
Ekonomi, yüksek enflasyon ve hükümet sorunları muhalefetin söyleminin temelini oluşturuyor.

sınıf=”cf”>

Mutluluk Partisi, Demokratik ve İlerleme Partisi (DEVA) ve Gelecek Partisi de son dönemde öne çıkıyor. AKP’nin iki eski üst düzey yetkilisi DEVA’dan Ali Babacan ve Gelecek Partisi’nden Ahmet Davutoğlu, AKP’nin geleneksel taban tabanının dikkatini çekmeye çalışıyor. Eski Ekonomi Bakanı Babacan, hükümetin ekonomi politikalarına sürekli meydan okurken, Davutoğlu AKP’yi yanlış dış ve güvenlik politikalarından dolayı eleştiriyor.
Artan eleştiriler karşısında Erdoğan ve Bahçeli, bu liderlere milliyetçi bir çizgi izlemedikleri için yanıt veriyor.
Erdoğan, 19 yıllık iktidarının ve halka hizmetinin, Türkiye’nin dönüşümünü ileriye taşıyabilecek tek kişi olduğunun en büyük kanıtı olduğunu söylüyor.

READ  Türkiye'ye hava trafiğinin askıya alınması Rus turizm sektörünü vurdu

Ekonomik sorunların olduğunu kabul ediyor, ancak bunların en gelişmiş ülkelerde bile durgunluğa ve enflasyona yol açan küresel eğilimlerden kaynaklandığını kabul ediyor.

Önümüzdeki günlerde iki siyasi kamp arasında daha hararetli siyasi tartışmalara ve sert anlaşmazlıklara tanık olunacağı kesin. Ekonomi, devam eden kargaşaya kolay bir çözüm bulunmaksızın siyasi savaşların merkezinde olacak. Ufukta kamuoyu yoklamaları olmadığı için Türkiye’yi çok zorlu bir buçuk yıl bekliyor.

Serkan Demirtaş, Siyaset,