Haziran 27, 2022

PoderyGloria

Podery Gloria'da Türkiye'den ve dünyadan siyaset, iş dünyası

Avrasya ekonomik ilişkilerinde Azerbaycan ve Türkiye’nin artan stratejik rolü

Şu anda, enerji ve ticaret yollarının güvenliği, küresel düzeyde önemli bir husustur. Son küresel olaylar ışığında, enerji kaynaklarının öneminin baskın bir konu haline gelmesi muhtemeldir.Küresel ekonomi, bu kaynaklara muazzam ihtiyaçlar gerektirmektedir.

Avrupa’ya ve özellikle güney ve güneydoğu Avrupa’ya enerji arzı tek bir kaynağa bağlıdır. Ancak Avrupa Komisyonu, ekonomik bağımlılığı azaltmak için gaz yollarından başlayarak ekonomik çeşitlendirme süreçlerini hızlandırıyor. Bu nedenle Avrupa Birliği, beklenmedik bir gaz krizi durumunda doğal gaz arzını artırmak için Mısır, Katar, ABD, Güney Kore, Nijerya ve Azerbaycan gibi enerji oyuncuları ile çeşitli görüşmelerde bulundu.[1]

Avrupa Birliği’nin enerji politikalarında Azerbaycan ve Türkiye’nin rolü

Son dönemde Azerbaycan, Güney Gaz Koridoru üzerinden Türkiye üzerinden İtalya, Yunanistan ve Bulgaristan gibi bazı AB ülkelerine gaz sağlıyor. Bu rotayı kullanmanın ana avantajlarından biri, bir gaz krizi ve fiyat zorluklarının asgari düzeyde olması veya olmamasıdır. Bunlar, Avrupa enerji güvenliğinde bir gaz tedarikçisi olarak Azerbaycan’ın ve güvenilir bir geçiş merkezi olarak Türkiye’nin rolünün kısa sürede önemli ölçüde artacağını göstermektedir.

Azerbaycan’ın Avrupa Birliği’nin stratejik bir enerji ortağı olduğu ve Hazar Denizi’nin enerji kaynaklarının AB pazarına getirilmesinde önemli bir rol oynadığı resmen kabul edilmektedir. Avrupa Birliği’nin önemli bir enerji ortağı olan Azerbaycan, şu anda Avrupa Birliği’nin gaz talebinin yaklaşık %5’ini karşılamaktadır.[2] Bu nedenle Azerbaycan ile Avrupa Birliği arasında özellikle enerji alanında işbirliği stratejik niteliktedir.

Azerbaycan ve Türkiye’nin iyi hazırlanmış politikaları ve mega projeleri

Mevcut jeoekonomik gerçeklerin, uzun vadeli hedeflenen politikaların ve uygulanan mega projelerin sonuçları olduğu kesindir. Zorluklara rağmen, Azerbaycan ve Türkiye, Asya ve Avrupa arasındaki enerji ve lojistik rotalarını çeşitlendirmeyi ve iyileştirmeyi amaçlayan bölgesel kalkınma projelerinde birçok örnekte güçlü liderlik rollerini ve taahhütlerini gösterdiler. Örneğin, Güney Kafkasya Boru Hattı’nın (SCP) inşası, Şah Deniz’den Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa kıtasına gaz ihraç etmeyi amaçlıyordu. Bu enerji koridoru, Hazar doğal gazının Avrupa pazarlarında tüketicilerle buluştuğu benzersiz bir projedir. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattı, Batı Yolu (petrol) ihracat boru hattı ve diğer projelerden de bu konuda bahsedilebilir. Bu projelerin başarılı bir şekilde uygulanması ve kesin taahhütler, genellikle eski İpek Yolu’nun yeniden kurulmasını ve bölge ülkeleri arasında işbirliğini geliştirmeyi amaçlamaktadır.[3]

READ  Türkiye'nin yeniden açılmasıyla restoranlar dinlendi ama doktorlar endişeli | Amerikanın Sesi

Bu projelerin bölgenin enerji ve ticaret haritaları üzerinde ve yeni jeo-ekonomik realitede daha aktif başlatıcılar ve büyük uygulayıcılar olarak hareket eden Azerbaycan ve Türkiye gibi yeni oyuncular üzerinde önemli etkileri olduğu aşikar bir gerçektir. Dolayısıyla Türkiye’nin son dönemde sadece bölgesel düzeyde değil, küresel düzeyde de güç merkezlerinden biri haline gelmesi tesadüf değildir.

Yeni jeoekonomik gerçekler ve beklentiler

8 Mart’ta Avrupa Komisyonu, 2022’de AB’nin Rus gazına olan bağımlılığını üçte iki oranında azaltma planlarını açıkladı.[4] Buna ek olarak, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri 25 Mart’ta ABD’nin Avrupa’ya LNG sevkiyatını bu yılın sonundan önce 15 milyar metreküp artırmak için bir anlaşma imzaladı. Önümüzdeki yıllarda yılda 50 milyar metreküpe varan ilave artışlar bekleniyor.[5] Aynı zamanda, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı oldukça öngörülebilir eğilimlerdir.[6] Ancak bu kaynakların kısa sürede Avrupalı ​​tüketicilerin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamayacağı açıktır. Bu nedenle, yeni enerji yollarının artan rolü, yakın gelecekte Avrupa pazarlarındaki ana trendlerden biri olacaktır.[7]

Yukarıdaki projelere ek olarak Azerbaycan, İran ve Türkmenistan 28 Kasım 2021’de Türkmen gazının değişimi konusunda bir anlaşma imzaladı. Gaz değişimi anlaşmasının hacmi yılda 2 milyar metreküpe ulaşıyor.[8] Gaz yollarının çeşitlendirilmesi ve Azerbaycan, İran ve Türkmenistan arasında imzalanan bu tür anlaşmaların varlığı, Hazar enerji kaynaklarının bu kanallardan Avrupa pazarlarına ihraç edilmesi olanakları için yeni bir dönem açmaktadır. Bu nedenle, Hazar Denizi’nin gizli doğal gaz rezervlerinin kullanılması ve Hazar bölgesindeki Türkmenistan, İran, Azerbaycan ve Türkiye gibi diğer ülkelerin doğal gaz kaynaklarına erişim, Avrupa’ya gaz kaynaklarının artması için büyük umutlara sahiptir.

Avrupa ve Asya arasındaki alternatif enerji ve ticaret yollarının önemi, her zaman devam eden gemi krizi, Polonya ve Beyaz Rusya arasındaki sınır gerilimi ve Rusya’ya tamamen yeni yaptırımların uygulanmasından sonra daha da belirgin hale geliyor. Şu anda, Avrupa Birliği ile bağlantılı demiryolu gönderilerinin yaklaşık yüzde 50’si Rusya ve Beyaz Rusya’dan geçiyor.[9]. Rusya’ya uygulanan yaptırımlar göz önüne alındığında, mevcut durumda Batı ve Doğu’yu birbirine bağlayan tek geçerli alternatif yol olduğu için ticaret yollarının Azerbaycan ve Türkiye üzerinden Orta Geçit’e kayması muhtemeldir.[10]. Ayrıca Zengezur Geçidi’nin hayata geçirilmesi, Azerbaycan ve Türkiye’den geçen enerji ve ticaret yollarının potansiyelini artıracaktır. Zangezur Koridoru konseptinin sadece Avrupa ve Asya arasında demiryolları açmakla kalmayıp, bu ulaşım arteri boyunca elektrik, karayolları, ticaret yolları, havayolları, elektrik vb. işletmek için fırsatlar yarattığı açıktır.

READ  Arkansas Yaban Hayatı Görevlileri Türkiye'de Kaçak Avlanma İhlallerinin Artmasından Endişeli

Dolayısıyla mevcut operasyonlar, Avrasya bölgesindeki ticaret ve enerji merkezlerinin öneminin yakın gelecekte daha da artacağını göstermektedir. Böylece, tüm ekonomik ortaklarla etkin ve güvenilir ilişkiler kurmayı başaran ve coğrafi fırsatları kullanarak ekonomik merkezler haline gelen ana oyuncular olarak Azerbaycan ve Türkiye’nin rolü daha da genişletilecektir. Türkiye ve Azerbaycan’ın bölgesel ekonomik süreçlerdeki bu tür artan rolü, tüm paydaşları ve küresel oyuncuları, Azerbaycan ve Türkiye çevresindeki jeo-ekonomik ve jeopolitik koşulların istikrarlı gelişimine dikkat etmeye motive edecektir.

* Bu yazıda ifade edilen görüşler yazara aittir ve Anadolu Ajansı’nın yayın politikasını yansıtmayabilir.

[1] https://www.reuters.com/world/…

[2] https://ec.europa.eu/neighbor…

[3] https://www.dailysabah.com/opi…

https://www.bp.com/en_az/azerb…

https://www.bp.com/en_az/azerb…

https://www.eurasian-research…

[4] https: //www.euractiv.pl/sectio …

[5] https://www.theguardian.com/us…

[6] https://jamestown.org/program/…

[7] https://jamestown.org/program/…

[8] https://www.aa.com.tr/en/world…

[9] https://theloadstar.com/ukrayna…

[10] https://top-center.org/en/anal…

https://www.railfreight.com/be…